İyi Kötü Çirkin

Tarih: 3 Aralık 2014
Kategori: Genel, Yaşam
Okunma: 213

iyi kötü çirkin

İyi Kötü Çirkin

Yapılan araştırmalarda İnsan beyninin iyi şeyleri , güzel yaşanmış şeyleri çabuk unuttuğu, fakat kötü şeyleri yani insanın bilinç altında karamsarlağa neden olan olayların çabuk yerleşip ve uzun yıllar orda kaldığı tespit edilmiştir.O yüzden reklam ve diğer sinematik görsellerde sizin bilinç altınızı etkilemek için korku, sex ve dehşet verici objeler kullanılır.Çünkü zihin bu tür şeyleri daha iyi algılamaya sahip ve bu şekilde harekete geçiyor.

İlkokula başladığımda ilk sınıfımızı ve bize harfleri öğreten hocamızı hayal mayal hatırlıyorum , 3 ncü sınıfa geldiğimiz de tam 5 öğretmen değiştirmiştik , kimisi elimizi üçgen yapar cetvelle vururdu, kimisi tebeşir fırlatırdı ( okulu böyle hatırlamak ne kadar kötü değil mi) hangisi hangi derse giriyor, isimleri nedir hatırlamıyorum bile, öğretmen olmadığı zaman sınıftan çıkıp, üst katta amcamın oğullarının yanına giderdim o derece, hocalar bile bizi tam olarak tanımıyordu. Boş zamanımda ise akdere pazarında su satmaya giderdim, tam gününü hatırlamıyorum ama cumartesi günleri pazar olurdu, buzluk da soğuttuğumuz suyu dolmuşculara ve pazarcılara satardık, dolmuşcuların çoğu parayı vermezdi bizde arkadan sapanla taş atardık.Şimdi düşünüyorumda aksiyon dolu bir çocukluğum varmış,(kesin kesin hatırlıyorum berberin camını ben kırmadım 😀 ) pazarda su satmam bana insanları tanımam hakkında birçok bilgi öğretti, el arabasıyla yük taşıma olayınıda unutmuyorum, o kadar yolu gittikten sonra para alamamak kötü..

Daha sonra taşındık ve balgat tarafına yerleştik.4 ve 5 nci sınıfı burda bitirdim, hocayı iyi hatırlıyorum güzel vakit geçirmiştik.Bizim bahçede kiraz ağaçları vardı ve dalları kirazlardan kırılmasın diye altına destek yapardık, ağacın dalından birkaç saat inmediğimizi biliyorum, bir ara öğretmenimi bize davet ettim, karneye az kalmıştı, bolca kiraz yediler sonradan benim karne iyi gelince, sınıfta torpilci olarak anılmıştık bir müddet, tabi 3’ncü sınıfa kadar başka bir yerde, 4 ncü sınıfıda hiç tanımadığın bir sınıfta yer alınca normal olarak bu damgayı yemiş oldum.İlkokul yıllarım çabuk geçti o kadar çok öğretmen değiştirdim ki, tam olarak neyin ne olduğunu pek ilkokulda anlamamıştım..

(konudan ayrı olarak psikolojik sorun yaşayan kişilerin, çocukken gördükleri kötü muamele daha sonra geç yaşlarda deprasyon ve farklı şekillerde kişiye geri döner) Ortaokulda dinkültürü öğretmenimi unutamam, neden unutamam çünkü sureleri öğrenmek için bolca dayak yemiştik.Coğrafya hocasıda cetvelle hakkını verirdi, artık farklı teknikler geliştirmeye başlamıştı ki, hoca değişti…(o dönem öğretmenlerde bir değişim söz konusuydu, heralde millieğitimin o dönem bu şekilde bir sistem geliştirmişti.)

En kötüsüde TRT 1 de pazar günleri başlayan pazar sinemalarında ben okulda matematik kursunda olurdum. Matematiği hiç sevemedim, voltranı kaçırmama sebep oluyordu ,aynı zamanda supermen filmine ve nice filmlere bu matematik kursu kaçırmama neden oldu.. hala nefret ediyorum.. ( çok kötü anılar ile hala hafızamda, belki matematiği sırf bu yüzden sevemedim 😀 )

Gelelim esas meseleye , çocuğumu hala okula götürürken okul avlusunda sanki derse ben girecekmişim gibi bir heyecan oluyor, okulu ve bu eğitim sistemini sevmiyorum ve çocuklarımızın gelişimini uzaktan yakından değiştirecek yeniliklere sahip olduğunuda düşünmüyorum, bu eğitim sistemi geçmişten günümüze kadar hiç bir şekilde gelişim gösteremedi (tamam tamam, elektronik tahta geldi birde tablet herşey değişti haklısınız), insanların becerilerine göre ve sevdikleri mesleklere yerleştiremedi, halada böyle devam ediyor (bana göre).(bu mesajı ve bu konuyu siyasi içeriğe çekmeyin lütfen, çünkü bu konu siyasetten daha çok kendi halkını iyi tanımayan bir sistemin ürünüdür)

100 kişiye sorsam mutlu olmak istermisiniz diye , 1 kişiyi dışarıda tutalım istisna olarak, 99 kişi mutlu olmak istiyorum der, peki sevdiğiniz işi yapıyormusunuz diye sorsam acaba kaç kişi evet diye cevap verir merak ediyorum.Sevmediğiniz bir işi yapıyorsanız asla mutlu olamazsınız.

Toplum bilgi toplumu, içimizden çıkan üstün zekalı bir insanımız hepimizin geleceğini değiştirecek adımlar atabilir, hem normal kişilere hemde üstün zekalı insanımızın eğitim sistemi çok farklı olmalı, ilk önce sistemle beraber eğitim sistemi liderlerinin değişmesi gerektiğini ve köklü bir değişikllik olmasını düşünüyorum.